Sana sarılmam hoşuna gider mi?
Yavaşlamak ister misin?
Nelerden hoşlanırsın?
Rahat hissediyor musun?
Bu senin için tamam mı?
Daha ileri gitmek ister misin?
Şunu denemek ister misin?
Seni öpebilir miyim?
Bu sorular sana tanıdık geldi mi? Kullandığın ya da duyduğun sorular mı? Bu soruları sormak ve onay üzerine konuşmak ilişkileri daha çekici, keyifli, yaratıcı yapabilir; yakınlaşmayı ve cinselliği daha güvenli deneyimlemene yardımcı olabilir.
onay nedir?
Onay, belli bir fiziksel/cinsel davranışı özgür iradenle, sözlü olarak veya beden diliyle onaylaman yani kabul etmen anlamına gelir.
Cinsel davranışlar açısından onay aynı zamanda iletişim kurma, soru sorma, birbirini dinleme ve birbirinin sınırlarına saygı gösterme anlamına gelir. Onay, ilişkilerde saygılı ve güvenli yollar bulmayı sağlayan, yanlış anlaşılmaların ve cinsel şiddet davranışlarının önüne geçmek için yardımcı olan, pratik bir uygulamadır.
Onay herkes içindir! Cinsiyeti, cinsel yönelimi ve cinsiyet ifadesi ne olursa olsun; interseks, akışkan cinsiyetli, cinsiyetsiz, kadın, erkek, ikili olmayan, trans, na-trans, gey, lezbiyen, heteroseksüel, biseksüel, aseksüel, aromantik...
Onay tek defalıktır! Bir davranış için onay vermen, başka davranışlara da onay verdiğin anlamına gelmez. Biriyle bir davranışa onay vermen, aynı davranışa başkasıyla onay vereceğin anlamına da gelmez.
Onay kısa sürelidir! Bir davranışa bugün onay vermen, yarın da onay vereceğin anlamına gelmez.
Onay geri alınabilir! Onay verdiğin bir davranıştan vazgeçmeye ya da denerken hoşuna gitmediğine karar vermeye hakkın vardır.
Cinsel davranışın başladığı an kişiden kişiye farklılık gösterir. Kimisi için güvenli olan bir temas, bir başkası için sınır ihlali olabilir. Birinin hoşuna giden bir davranış, başkasını rahatsız edebilir. Onayı olduğunu varsaymak ya da “hayır” cevabını beklemek yerine her adımını karşındakinin onayını alarak atarsan, birinin bir davranışı isteyip istemediğinden emin olabilirsin. Partnerinin ne şekilde yaklaşılmasından hoşlandığını zaman içinde keşfedebilirsin. O halde birini öperken ya da ona sarılırken dahi, bunu kabul edip etmediğini sormak daha güvenilirdir. Peki gerçek hayatta bu neye benzer?
Çok soru sormak, hiç sormamaktan iyidir.
Biriyle uzun süredir birlikte olman ve sıklıkla birbirinize dokunmanız; söz konusu kişinin bedenine her istediğin an dokunabileceğin anlamına gelmez.
Onay, tek bir cinsel eylem için geçerlidir, her yeni cinsel davranış için yenilenmelidir.
Sence partner(ler)inin tüm dokunuşlara her defasında onayı var mı?
onay nedir, ne değildir?
Onaydır:
Evet demek,
Evet anlamına gelecek şekilde kafa sallamak, ve
Devam etmek istediğini ifade etmek.
Onay değildir:
“Hayır” dememek,
Sessizlik,
Varsayımlar,
Cinsel uyarılmalar,
‘Bazı’ kıyafetler,
‘Bazı’ davranışlar,
‘Bazı’ bakışlar,
Kıkırdamalar,
Flörtleşmeler,
Alkol etkisi altındaki kararlar, ve
Kararsızlıklar.
arzu ve onay
Birini çok arzulayabilir ama pek çok farklı sebeple cinsel bir yakınlaşma ya da belli bir cinsel eylemi yaşamayı tercih etmeyebilirsin.
Arzu ve onay farklı şeylerdir. Bu nedenle arzulamak tek başına onay vermek anlamına gelmez. Sözle ifade edilmeyen yanıtlar, mimikler ve tepkiler -örneğin inlemeler ya da cinsel uyarılmalar- her durumda onayın göstergesi değildir.
uyarılma ve onay
Bedenin verdiği tepkiler, bir şeyden hoşlanıp hoşlanmadığını, o davranışa onay verip vermediğini belirleyemez. Onay verip vermemeye vücudunda olanlar veya karşındaki kişinin söyledikleri değil, sadece sen karar verirsin.
Bazen kararsız kalınan ve onay verilmeyen durumlarda da vücutta bazı uyarılma belirtileri olabilir. Kişinin hoşuna gitsin ya da gitmesin, cinsel içerikler (bu bazen şiddet içeren filmler, diziler, belgeseller, erotik kitaplar vb. olabilir) otomatik olarak beyne ‘uyarı’ sinyali gönderir ve bu da kimi bedensel tepkileri meydana getirir: mesela cinsel organlara kan akışının hızlanması, kalp atışlarının ve nefes alıp vermenin artması, yanakların kızarması, erekte olmak, ıslanmak gibi…
sessizlik ve onay
Bir cinsel davranış karşısında sessiz kalmak da onay göstergesi değildir ve her zaman “evet” anlamına gelmez. Sessiz kalmanın pek çok farklı sebebi olabilir.
Örneğin, kişi daha fazla düşünmeye ihtiyaç duyuyor ya da istemediğini ifade etmesi durumunda karşısındaki kişinin vereceği tepkiden çekiniyor olabilir. Bir kişinin söz konusu eylemi istemediğini ifade etmemesi, "hayır" dememesi, sessiz kalması, onay verdiği anlamına gelmez.
Bir davranışa başlamak için onay vermek, onu sürdürmek için de onayın olduğu anlamına gelmez. Kişi her an fikir değiştirebilir, başta onay verdiği bir davranışı devamında istemeyebilir. Herhangi bir noktada fikir değişmiş, davranışın sonlandırılması istenmişse, bu noktada artık onayın varlığından söz edilemez.
Gece birinin evine gitmek, birlikte alkol almak, uzun uzun mesajlaşmak, flörtleşmek gibi karşıdaki kişiye ilgi duyulduğunu gösterebilecek durumlar da cinsel davranışlara onay vermekle aynı şey değildir.
onayın geçersiz olduğu durumlar
Alkol ve/veya uyuşturucu madde etkisi altında olmak, kişinin yaşadığı ânı ve duygularını değerlendirmesini etkileyebilir. Bu gibi durumlarda sağlıklı karar alma yetisinin zayıflayacağının farkında olmak, karşılıklı güvenliği daha da fazla düşünmek, daha çok konuşmak, daha çok soru sormak ve yine de emin olunamıyorsa durmak en doğrusudur.
İçinde bulunulan durumu bilinçli şekilde değerlendirmeyi engelleyen etmenler her zaman alkol ya da uyuşturucu madde olmayabilir; duygusal koşullar da kişinin algısını etkileyebilir. Örneğin; bir yakın kaybı, travmatik bir olayın tetiklenmesi, vs.
Kişinin zihinsel veya ruhsal olarak durumu idrak edemeyeceği, ilaç vb. madde ile bilincinin bulandığı ya da güvenliğini tehdit eden bir durumu atlatabilmek adına dahil olduğu eylemlerde onaydan söz edilemez.