telefon.png

kişisel sınırlar

Sınırlar çoğu zaman toplumun, ailemizin, kurumların ya da yasaların belirlediği ve davranışlarımızı düzenleyen kuralları akla getirse de sınırlar çok çeşitli olabilir. 

 

Kişisel sınırlar, kişisel ilişkilerimizde daha güvende ve rahat hissetmek için belirlediğimiz sınırlardır. İlişkilerimizde kendimizle ilgili kararlar bize aittir, çünkü neyin bize iyi ve güvende hissettirdiğini en iyi biz bilebiliriz. Aynı şekilde, partner(ler)imizin de kişisel sınırları vardır. Bu sınırların ne olduğunu bilmek ilişkilerde belirsizlik, endişe ve soru işaretlerini azaltır; karşılıklı güven hissiyle, daha özgür ve yaratıcı bir ilişki yaşamanı mümkün kılar. Kişisel sınırlar baskı kurmaz, bizi özgürleştirir.

TBxNVNY.png
 

kişisel
sınır çeşitleri

Kişisel sınırlar ilişki içinde kendini farklı biçimlerde gösterebilir.

  • Mekansal sınırlar: İçinde bulunduğumuz mekanlarda nasıl davranmak istediğimiz ile ilgili sınırlardır. Sokak, ev, okul ya da başka yerlerde kendimizi farklı hissedebilir, farklı davranmak isteyebiliriz. Bu yüzden farklı mekanlara göre farklı sınırlar belirleyebiliriz. Mesela, okulda el ele tutuşmayı istemezken sokakta el ele tutuşmaktan hoşlanabiliriz. 

 

  • Zamansal sınırlar: Bir şeyi ne zaman ve ne sürede yapmak istediğimizle ilgili belirlediğimiz sınırlardır. Örneğin, film izlerken partnerimizden gelen mesaja cevap vermeyi istemeyebiliriz ya da arkadaşlarımızla geçirdiğimiz zaman içinde sadece arkadaşlarımıza odaklanmayı tercih edebiliriz. 

 

  • Fiziksel sınırlar: Fiziksel sınırları bedenimiz üzerinden belirleriz. İlişkilerde bu sınırlar, bedenimizin hangi fiziksel yakınlık ve fiziksel temas seviyesinde iyi ve rahat olacağı ile alakalıdır. Örneğin, partnerimize sarılırken rahat hissediyor fakat öpüşmeyi tercih etmiyor olabiliriz. Dokunulmaktan keyif alıyor ama vücudumuzun bazı bölgelerine dokunulmasından rahatsız oluyor olabiliriz. Bazen de dokunulmasından hoşlandığımız bölgeye o an dokunulmasını istemeyebiliriz. Bunları ifade etmekte özgürüz.

  • Duygusal sınırlar: Duygusal olarak güvende ve rahat hissetmemizi sağlayan sınırlardır. İlişki içinde güven ve rahatlık, zaman içinde gelişen duygulardır. Örneğin, romantik ilişkilerde partnerine onu sevdiğini söylemek bazen zaman gerektirebilir. Nasıl bir ilişki türü içinde devam etmek istediğimiz yine duygusal sınırlarla ilgilidir. 

  • Dijital sınırlar: Dijital ortamda iletişim kurarken güvenli ve güvenli olmayan sınırlar arasındaki farkı anlamak bazen zorlaşabilir.

    • Çevrimiçi ortamlarda birlikte görülmek istiyor muyuz? 

    • Konum paylaşmak senin için güvenli mi?

    • Mesajlaşma ve sosyal medya kullanımınızla ilgili karşılıklı beklentileriniz var mı?

    • Özel hayatına dair neyi ne kadar paylaşmak istiyorsun?

 

Tüm bunlar, dijital sınırlarını belirlerken kendine sorabileceğin bazı sorular olabilir. Öte yandan, dijital sınırlar ve fiziksel sınırlar her zaman birbiriyle aynı olmayabilir. Dijital araçları kullanma biçimin, ilişkini herkese açık yaşamayı isteyip istememek, kişisel hayatını paylaşmayı tercih edip etmemek gibi pek çok sebeple de dijital sınırlarını belirleyebilirsin. Örneğin, yan yanayken el ele tutuşmaktan hoşlanıyorsundur ama sosyal medyaya el ele tutuşurken fotoğrafını paylaşmak istemiyor olabilirsin.

 

neden kişisel sınırlara ihtiyaç
duyarız?

Kişisel sınırlar kendinle ilgili birçok şeyi anlayıp tanımlamana yardımcı olur.

 

  • Kim olduğumuzu, 

  • Hissettiklerimizi, 

  • Düşündüklerimizi, 

  • Beklentilerimizi, ve 

  • İhtiyaçlarımızı kişisel sınırlarımız anlayabilmemize ve tanımlayabilmemize yardımcı olur.

 

Bunları başkalarının duygu, düşünce, beklenti ve ihtiyaçlarından ayırabilmemize olanak sağlar. Böylece her birimizin istek ve ihtiyaçlarının farklı olabileceğini anlayabilir ve bu farklılıklara saygı duymayı öğrenebiliriz. Sınırlarımızı belirlerken kendi istek ve zevklerimizle ilgili bir keşif yolculuğuna çıkabilir ve kendimizi daha yakından tanıyabiliriz. İlişkilerin keyifli yanlarından biri de partner(ler)imizle birlikte kendimizi de daha yakından tanıyabilmektir.  

 

Ayrıca kişisel sınırlar; 

 

  • Kendimize ve ihtiyaçlarımıza özen göstermemizi,

  • Kişisel özgürlük alanımızı koruyabilmemizi,

  • Suçlu hissetmeden “hayır” diyebilmemizi,

  • Suçlu hissettirmeden “hayır”ı kabul etmemizi,

  • Kendimizi ve partner(ler)imizi daha iyi tanımamızı, ve

  • Daha güvenli ve keyifli ilişkiler kurabilmemizi mümkün kılar.  

kişisel
sınırlar 
oluşturmak

Kişisel sınırlar nasıl oluşturulur? diye düşündüysen, yalnız değilsin. Kişisel sınırlar oluşturmaya kendine bazı sorular sorarak başlayabilirsin. 

 

  • İlişkiler içinde kendimi daha güvende, daha rahat ve keyifli hissetmek için nelere ihtiyaç duyuyorum? 

  • Hangi durumlarda endişeli, rahatsız ve keyifsiz hissediyorum? 

  • Bu hisler bedenimde nasıl karşılık buluyor? 

  • Beni tam olarak neyin rahatsız ettiğini tanımlayabiliyor muyum? 

 

Elbette, bu sorulara cevap bulmak ve kişisel bir sınırı tanımlamak bazen zaman alabilir. İlişkinin ilk zamanlarında partnerinle daha uyumlu olmak için çok da istemediğin şeyleri yapabilirsin. Sevmediğin etkinliklere gidebilir, tarzın olmayan şeyler giyip belki de hiç hoşlanmadığın müzik gruplarını sırf hoşlandığın kişi seviyor diye dinleyebilirsin. Hoşlandığın kişiye sınır çizmek, sınırlarını hatırlatmak ya da hayır demek bir arkadaşına hayır demekten daha zor olabilir. Hayır dediğinde hoşlandığın kişinin senden soğuyacağını düşünüp korkabilirsin. Ama bir durumdan hoşlanmadığımızı ifade etmek, o insandan hoşlanmadığımız anlamına gelmez. Bu durumlarda sadece içindeki sesi dinlemek ve “Şu an bu bana iyi ve güvende hissettirmiyor” demek yeterlidir. Önemli olan, açık ve dürüst iletişimdir. 


Kişisel sınırlar ve saygı hep iç içedir. Kendi sınırlarını tanımlayıp ifade edebilmek ve başkalarının sınırlarına saygı gösterebilmek, güvenli ilişkilerin temelini oluşturur. Eğer partnerin isteklerini ya da ihtiyaçlarını küçümsüyor, sınırlarını bile bile ihlal ediyorsa bu, sınırlarına -yani sana- saygı duymadığını gösterir. Kişisel sınır ihlali, kendini rahat ve iyi hissetmek için belirlediğin sınırların aşılması, hatta sorgulanmasıdır. Partnerine “Arkadaşlarımla vakit geçirmek ve kendime zaman ayırmak istiyorum” demekle, “Başkalarıyla konuşmanı istemiyorum. Beni aldatmandan korkuyorum, seni kıskanıyorum.” demek arasında fark vardır. Kendi istek ve ihtiyaçlarınla ilgili sınırları sen belirlersin, başkaları değil. Eğer partnerin senin adına sınırlar koyarak hayatına müdahale ediyorsa bu güvenli bir ilişki olmaktan çıkar. Sınır ihlalleri, kendimizin ve başkalarının değerlerini, isteklerini, ihtiyaçlarını ve sınırlarını göz ardı etmeyi içerdiği gibi flört şiddetine zemin hazırlayabilir.

kişisel
sınırlar
değişebilir
mi?

Sınırlarını, kendini daha iyi ve rahat hissettirecek şekilde değiştirebilirsin. Önemli olan, bu değişimlerin partnerinin istek ve ihtiyaçlarından değil, senin kendi ihtiyaçlarından kaynaklanmasıdır.

 

Hayattaki ve ilişkilerdeki deneyimlerin arttıkça sınırların da esneyebilir, daralabilir; yani değişebilir. İlişkinin ilk zamanlarında rahat hissetmediğin bir davranış, ilerleyen süreçte keyif aldığın bir davranışa dönüşebilir. Ya da yaptığın bir davranışın aslında seni rahatsız ettiğini sonradan fark edebilir ve sınır çizebilirsin.

 

Herkes güvenli ve saygı dolu bir ilişkiyi hak eder. Güvenli ilişkiler, kendimizi gerçekleştirmemizi ve gelişmemizi destekleyen ilişkilerdir. Sınır çizmekle ilgili daha fazla ipucuna ihtiyaç duyarsan:

 

  • Partnerine karşı kişisel sınırlarını ifade etmekten çekinme. Bu konuda açık ve net olmak seni uyumsuz ya da sorunlu biri yapmaz.

  • Çevrendeki kişiler belli davranışları yaşamayı seçiyor ve kendilerini bu deneyimler içinde rahat hissediyor olabilir. Bu senin de aynı seçimleri yapman gerektiği anlamına gelmez. Sen sensin ve sınırların sana özel.

  • Her davranışın için onay al. Bazı davranışların bir kez kabul edilmesi her defasında kabul edileceği anlamına gelmez. ‘Hayır’ ve ‘evet’ cevapları net olarak sınırları ifade eder. 

  • Yakın ilişki içinde olduğunu düşünerek, bir başkasının sınırlarını esnetmek için ona baskı yapma hakkın olmadığını unutma. 

  • Sınırlar çaba ve motivasyon gerektirebilir, vazgeçme!

 
 

Bu içerik, EMpower Vakfı hibe desteği ile Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği Ne Var Ne Yok?!” projesi ve tabukamu işbirliğinde hazırlanmıştır. Bu içerik yalnızca Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği ve tabukamu sorumluluğundadır ve EMpower Vakfı'nın konumunu yansıtmak zorunda değildir.