Cinsel kimlik, kişinin kendini cinsel bir varlık olarak nasıl hissettiği ya da nasıl tanımladığını ifade eder. Cinsel kimlik, toplumsal cinsiyet, cinsiyet kimliği ve rolleri, cinsel yönelim gibi kavramlarla ilişkilidir ve bu farklı özelliklerin bir toplamını temsil eder. Cinsel kimlik herkeste çeşitlilik gösterir ve belli bir doğrusu ya da normali yoktur. Bu bakımdan, Türkiye’nin de dahil olduğu Dünya Sağlık Örgütü’ne göre cinsel kimlik bozukluğundan bahsetmek mümkün değildir.
Cinselliğin yeni keşfedilmeye başlandığı ya da keşfinin devam ettiği dönemlerde, cinsel kimliğe ve cinsel yönelime ilişkin kafa karışıklığı yaşamak mümkündür. Bu dönemin daha rahat bir şekilde yönetilebilmesi ise, cinsel kimlik ve cinsel yönelim hakkında bilgilenmekten ve bu konuda yetkinliği olan insanlara danışmaktan geçer. Vücut, beyin ve kimlik bu dönemde sürekli değişim halindedir ve kişinin kendini tanıma süresi herkeste farklılık gösterebilir. Cinsel kimlik ve yönelim, kimileri için çok net, kimileri için belirsiz, kimileri içinse akışkan ve değişken olabilir. Kişi, kendini belli bir kavram ile tanımlamak zorunda değildir ve zaman tanımak önemlidir.
Transvestizm, ait hissedilenden farklı bir cinsiyetle ilişkilendirilen kıyafetleri giymeyi ve bundan keyif almayı ifade eder. Orijinal adı, “crossdresser”, yani “karşıt giyicilik” olan transvestizme halk arasında travestilik de denir. Travestilik, hatalı bir şekilde transseksüelliği tanımlamak için de kullanılır. Ancak transvestizmin, bedene kalıcı değişim ya da hormonal/cerrahi müdahale yapılması ile ilgisi yoktur. Transvestizm, akla çoğunlukla kadınlarla ilişkilendirilen kıyafetleri giyen erkekleri getirse de, her cinsiyet kimliğinden insan için kullanılabilir.
Transseksüellik, zaman zaman transgender kavramıyla eş anlamlı olarak kullanılır. Ancak, bu kavramların tanımları kendini trans, transseksüel ya da transgender olarak tanımlayan insanlar için farklı olabilir. Genel tanımına göre transseksüellik, kişinin doğumda dış cinsel organlarına (penis, vulva, vb.) bakılarak atanan cinsiyetiyle, cinsel kimliğinin paralel olmamasını ifade eder. Örneğin, bir kişi penis ile dünyaya gelmiş ve kendini kadın olarak tanımlıyor olabilir. Kimi trans bireyler, hormonal ya da cerrahi müdahalelerden faydalanarak beden uyum sürecine girmeyi tercih ederken, kimileri bunu yapmayı seçmez. Bu kişiye bağlı bir karardır.
Beden uyum sürecinde alınan hormonlar, doktor gözetiminde verileceği için sağlıksız değildir. Aksine, kişinin genel sağlığı adına bu hizmete ulaşabilmesi çok önemlidir. Alınan hormonların süreci, dozu, süresi ve zamanlaması bir uzmanla beraber belirlenir.
Kadın ya da erkek olmakla ilişkilendirilen kromozomlar (XX ya da XY), iç ve dış genital organların (rahim, yumurtalıklar, penis, vulva, vajina) biçimi, hormon seviyeleri gibi anatomik cinsiyet özelliklerinden farklı özelliklere sahip bireyleri ifade eden şemsiye bir kavramdır. Buna göre, interseks kişiler doğuştan XX ya da XY kombinasyonları haricinde kromozon kombinasyonlarına sahip olabilir. Tipik biçimde olmayan iç ve/veya dış genital organlarla doğmuş olabilirler. Bunlar sağlıksız değildir. İnterseks kişiler, kendilerini interseks ya da başka şekillerde tanımlayabilir; ya da interseks olduğunun farkında olmayabilir. İntersekslikten bahsederken, çift cinsiyetli, çift cinsel organlı gibi, interseksliği doğru temsil etmeyen ifadelerin kullanılması yanlıştır.
Bebeklerin sağlığı ve beden bütünlüğü için işlevsel anlamda gerekmediği sürece herhangi bir tıbbi müdahale yapılması, kişilerin bedensel haklarına aykırıdır. Bu haklar, interseks bebekler için de geçerlidir. Buna göre, dış genital organları tipik şekilde bariz bir penis ya da bariz bir vulva olarak oluşmamış kişilerin cinsel organlarına, idrar yolunda tıkanma gibi sağlığı tehlikeye atan bir durum gözlemlenmedikçe, tıbbi müdahale (operasyon, hormon tedavisi, vb.) yapılmamalıdır.
Kesinlikle yaşayabilir. Hatta birçok sağlık örgütü, interseks olarak doğan bebeklere yönelik tıbbi müdahalenin yasaklanması için faaliyetler yürütüyor. Nitekim bazı ülkelerde, bu müdahaleler yasaktır. Bu durum, interseks bebeklerin sağlıklı büyümesine engel değildir.
İnterseksler de, her insan gibi cinsel haz deneyimleyebilir. Cinsel haz, cinsel organların ya da genel olarak bedenin şekliyle değil, beyin, duyular ve sinir uçları ile alakalıdır.
Bilimsel tanımı intersekslik olan durum, halk arasında hermafroditlik olarak bilinir; ancak bu şekilde kullanılması doğru değildir. Bu ifade, mitolojide biri kadın biri erkek olan Antik Yunan tanrıları Hermes ve Afrodit’in isimlerinin birleşiminden oluşur. Bu bakımdan hermafroditlik, interseks bireylerin çift cinsiyetli ve adeta mitolojik karakterler olduğunu ima eder. İnterseks ifadesi tercih edilmelidir.

Zar, vajina girişinin kenarında bulunabilen çok ince ve esnek bir dokudur. Dışarıdan bakılarak görülemez. Bu doku, yapısına göre çeşitlilik gösterir ve vajinası olan herkeste bulunmayabilir. Vajinal zar, halk arasında kızlık zarı ya da bekaret zarı olarak da bilinir; ancak bu şekilde kullanılması doğru değildir.
Zarın kanıtlanan özel bir amacı yoktur. Bu doku, vajinadaki diğer kıvrımlardan farklı bir amaç taşımaz.
Evet. Zar, kimi insanlarda hiç olmayabileceği gibi, olanlarda da dokusu ve yapısı bakımından çeşitlilik gösterir. Buna göre zar, kalın, ince, hilal şeklinde, esnek, gözenekli ya da başka yapı ve şekilde olabilir.
Hayır. Suyun herhangi bir etkisi olmaz.
Vajinal zar, vajina girişinin kenarında bulunur. Anal seks ise anüs yoluyla yapılır. Anüs ve vajina, birbirine bağlı organlar değildir. Bu yüzden anal ilişki, vajinal zarda herhangi bir değişikliğe sebep olmaz.
Zar, ince bir deri dokusu olduğundan yırtılmaz; esneyebilir ya da küçük aşınmalara uğrayabilir. Varlığı ve yapısı bakımından çeşitli olduğundan zarın, vajinal cinsel ilişki sırasında fark edilecek bir değişime uğramaması ya da kişinin kanama deneyimlememesi mümkündür.
Bekaretin, zar ya da ilk vajinal ilişki sırasında görülebilecek kanama ile bir ilişkisi yoktur. Bekaret, daha önce cinsel ilişki yaşamamış olmayı ifade eder ve kişinin cinsiyetinden bağımsızdır. Kanama olup olmaması ise, kişiden kişiye göre değişir. Bu bakımdan, daha önce cinsel ilişki yaşamamış birinin, vajinal ilişkide kanama deneyimlemesi ya da deneyimlememesi mümkündür.
Hayır, vajinal zar yırtılabilen bir doku değildir. Zar, varsa esneyebilir; fakat yırtılmaz.
Vajinal zar esnektir ve yapı bakımından çeşitlilik gösterir; bu sebeple, vajinal ilişki her kişi tarafından farklı şekil ve hislerle deneyimlenebilir. Zarın kendisi hissiz bir yapıdır; ancak vajinal girişe bağlı olduğu yerlerde sinirler bulunur. Kişinin kendini rahat ve hazır hissetmesi, kayganlaştırıcı kullanımı, partnerler arasında iletişim kurulması ve acele edilmemesi, vajinal ilişkinin (özellikle ilk kez yaşanıyorsa) rahat bir şekilde deneyimlenmesine olanak sağlar.

Vücudunda rahim ve yumurtalıklar olan ve ortalama 11-55 yaş arasındaki insanlar regl olur. Regl olmak, olağan gelişim sürecinin bir parçasıdır ve birçok bedensel ve çevresel faktöre bağlıdır.
İlk kez regl olma yaşı 8 ila 15 arasında değişir ve ortalama 11-13 yaşlarına denk gelir. Regl olan kişiler genelde ayda bir kez, 3-7 gün sürecek şekilde regl olur.
Genelde 28-35 günde bir regl olunur. Bu döngünün süresi kişiden kişiye göre değişebilir ve beslenme ve stres gibi dış faktörlerden etkilenebilir. İlk defa regl olduktan sonra regl döngüsünün düzene girmesi zaman alabilir.
Regl, ortalama 3-7 gün sürer. Duruma göre daha kısa ya da daha uzun sürdüğü de olabilir. Regl sıvısının yoğunluğu ve miktarı kişiden kişiye ve günden güne değişiklik gösterir. Genellikle reglin ilk iki gününde diğer günlere göre daha yoğun sıvı çıkışı gözlenir.
Adım 1: Hijyenik ped, tekli paketinden çıkarılır.Adım 2: Pedin yapışkan alt yüzeyi, külodu ortalayacak şekilde dış genitalin temas ettiği bölgeye yerleştirilir.Adım 3: Pedin kanatları olabilir. Bu durumda kanatları sabit tutan ince kağıt çıkarılır ve kanatlar, külodun dış alt kısmını saracak şekilde yapıştırılır.
Hijyenik ped, yaklaşık üç saatte bir değiştirilmelidir. Sıvının yoğun olduğu günlerde bu süre kısalabilir.
Hijyenik ped, iç çamaşırından çıkarıldıktan sonra tuvalet kağıdı ya da yeni pedin ambalajına sarılarak çöpe atılmalıdır. Kullanılmış pedin, tıkama riskini önlemek adına tuvalete atılmaması gerekir.
Adım 1: Eller temizlenir.Adım 2: Tampon, tekli paketinden çıkarılır. Büzülmüş vaziyette duran ipi düz hale getirilir.Adım 3: Tampon, mümkün olduğunca ipe yakın ucundan tutularak ve vulva dudakları hafifçe ayrıldıktan sonra vajinaya yerleştirilir. Kişinin kendini rahat hissettiği bir pozisyonda (oturur, ayakta, bacaklar aralanmış halde, vs.) olması önemlidir.Adım 4: Tamponun dışarıda kalan kısmı, parmağın gittiği yere kadar yavaşça ittirilir.Önemli hatırlatma: Vajinal kanal, genelde karna doğru kıvrımlıdır ve tampon düz şekilde ittirilmeye çalışıldığında ilerlemeyebilir. Tampon, vajinaya yerleştirildiğinde halen hissediliyorsa, yeterince itilmemiş olabilir. Tampon takıldıktan sonra ipin dışarı sarkması gerekir, çünkü tampon bu ip yardımıyla vajinadan çıkarılır.Aplikatörlü tamponda ise, tamponun pamuklu dış yüzeyi plastikle çevrilmiştir. Bu plastik parça, vajinaya tamamen yerleştirilir ve dışarıda kalan aplikatör, tıpkı bir şırınga gibi içeri doğru ittirilir. Böylece tampon, vajinanın içine yerleşmiş olur. Aplikatör tamamen ittirildikten sonra, plastik parça yavaşça vajinadan çıkarılır. Tampon, takıldıktan sonra hala hissediliyor ya da rahatsızlık veriyorsa yeterince itilmemiş olabilir, gerekli düzenleme yapılmalıdır. Aynı şekilde, ipin dışarı sarkması gerekir.
Regl döneminde şekerli yiyecekler tüketmenin regl döngüsüne herhangi bir etkisi yoktur. Bununla birlikte, bazı kişilerde bu dönemde tatlı tüketme ihtiyacı artabilir. Kimi uzmanlar, tatlı ihtiyacının rafine şeker içeren ürünlerle değil, meyve gibi doğal besinlerle karşılanmasını tavsiye eder.
Hayır. Herkesin regl düzeni, süresi ve deneyimi birbirinden farklıdır. Kimi insanlarda regl dönemi az ya da çok sancılı geçerken, kimilerinde hiç sancı olmaz. Bu durumda bir anormallik yoktur. Ancak çok yoğun sancısı olan kişilerin doktora danışması önerilir.
Regl geciktirici ilaçlar, beklenen regl döngüsünden 4 gün önce kullanılmaya başlanabilir. Bu ilaçlar çeşitlidir; kullanım şekline bağlı olarak günde 2 ila 3 kez alınabilir. Öncesinde mutlaka prospektüsün okunması ve doktora danışılması gerekir. Regl erteleme işlemi çok uzun süreli yapılmamalı, en fazla 10 güne kadar uygulanmalıdır. Aksi takdirde istenmeyen yan etkiler görülebilir.
Menstrual kap kullanmanın herhangi bir zararı yoktur, dünyada birçok kadın bu kaplardan kullanmaktadır. Ayrıca regl döneminde tamponlardan ve pedlerden kaynaklı kağıt tüketimini azalttığı için çevre için de son derece yararlı bir ürün.
İlk kullanımdan önce menstrual kap, kaynar suyun içinde 3-5 dakika tutularak sterilize edilir. Menstrual kabın vajinaya doğru şekilde yerleştirilmesi için kişinin rahat bir pozisyonda (oturur, ayakta, çömelir vs. halde) olması önemlidir. Ardından kap, ortasından ikiye katlanarak açık kısmı yukarı gelecek şekilde vajinaya yerleştirilir. Bu aşamayı kolaylaştırmak için, su veya su bazlı kayganlaştırıcılardan faydalanılabilir. Kap, katlı şekilde vajinaya yerleştirildikten sonra sıvının içine birikebilmesi için açılmalıdır. Kabın açık şekilde durduğundan emin olmak için, kabın alt bölgesinin aldığı şekil parmaklarla test edilebilir ve kap açıldığında vakum sesi duyulabilir. Herhangi bir kıvrım hissediliyorsa, kap tabanından tutularak olduğu yerde hafifçe sağa sola çevrilir. Bu işlem, kabın sapıyla değil, tabanıyla yapılmalıdır. Kap tamamen vajinanın içinde olmalıdır; takıldıktan sonra hala hissediliyorsa yeterince itilmemiş olabilir. Menstrual kap, vajinaya yerleştirildikten 8-12 saat sonra çıkarılarak boşaltılmalıdır. İlk kullanımda, kabı tanımak ve içine dolan sıvı miktarını görmek için daha sık çıkarılabilir.
Menstrual kap çıkarılmadan önce ellerin temizlenmesi gerekir. Yerleştirirken olduğu gibi çıkarırken de rahat bir pozisyonda olmak ve kasları sıkmamak önemlidir. Kap, gövde kısmına ulaşana kadar sapından yavaşça çekilir. Vakumlamayı serbest bırakmak ve hafifletmek için kap hafifçe sıkılır. Çıkardıktan sonra tekrar yerleştirmeden önce kabın içinde biriken sıvı klozete/lavaboya boşaltılır ve kap, ılık suyla yıkanır. Bu sırada hava deliklerinin iyice açıldığından emin olmak gerekir. Bu işlem ardından kap, tekrar vajinaya yerleştirilebilir. Regl döngüsünün bitişi ve yeniden başlangıcında, kap kaynar suda bekletilerek tekrar sterilize edilmeli ve o şekilde saklanmalı ya da kullanılmalıdır.
Hayır böyle bir şey mümkün değildir.
Regl olma yaşı, genetik ve çevresel faktörlere bağlıdır. Bu yaş, genelde 8 ila 15 arasında değişir ve ortalama 11-13 yaşlarına denk gelir. Daha erken görülmesi sağlıksız olduğu anlamına gelmez, ancak bir uzmana danışılabilir.
Regl, genellikle 9-12 yaşlarında başlar. Çoğunlukla 18 yaşına kadar regl deneyimlenmiş olunur. Fakat bu yaştan daha önce veya daha sonra regl olanlar da vardır.
Toplumda regl olmakla ilişkilendirilen birçok olumsuz mesaja rastlamak mümkündür. Ancak bu durum, regl olmanın kirli, sağlıksız veya utanç verici bir şey olduğu anlamına gelmez. Tam aksine, regl bedensel gelişim sürecinin doğal ve olağan bir parçasıdır.
Regl olan kişi, bunu istediği insanla paylaşma ya da paylaşmama konusunda özgürdür. Bununla birlikte, partnerle cinsel yakınlık kurulacağı zaman regl olunduğu bilgisinin paylaşılması, sınırların belirlenmesi, konfor ve partner onayı açısından önemli olabilir.
Doktor onayı dahilinde ağrı kesici kullanmakta bir sakınca yoktur. Bunun yanında ayaklara ya da kasık çevresine sıcak su torbası koymak ya da dizleri göğse doğru çekerek uzanmak da ağrıyı hafifletebilir.
Ergenlik dönemi ya da sonrasında dönemsel regl düzensizlikleri yaşanabilir. Bu durum tekrarlarsa doktora danışmak gerekir.
Söz konusu spor/egzersizin ne olduğuna ve kişinin regl sancısını nasıl deneyimlediğine göre değişir. Genel olarak spor yapmanın bir zararı olmayacağı için, vücuda iyi geldiği hissedilen hareketler tekrarlanabilir.
Cinsel ilişkinin regl sancısına etkisi kişiden kişiye göre değişir. Fakat genel olarak orgazm olmak, regl sancısının azalmasında etkili olabilir. Regl döneminde cinsel ilişki deneyimlemek ise kişinin kendi kararına ve partnerinin onayına bağlıdır.
Bu, yalnızca regl olan kişi ve partnerini ilgilendiren bir karardır. Taraflar kendini rahat hissettiği ve karşılıklı rıza olduğu sürece, cinsel ilişki deneyimlemek yanlış değildir. Diğer zamanlarda olduğu gibi, regl döneminde de korunmak gerekir; çünkü vücut bu dönemde enfeksiyonlara karşı daha açıktır. Gebelik ihtimali olan vajinal cinsel ilişkilerde (penis-vajina) korunmamak, regl döneminde dahi olunsa, gebeliğe yol açabilir.
Regl dönemlerinin düzensiz olmasının birçok nedeni olabilir. Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Stres,
  • Düzensiz ve sağlıksız beslenme,
  • Ani kilo artışı/kaybı
  • Seyahat etmek
  • Hormonal dengesizlikler, vb.

Düzensiz regl deneyimleyen kişilerin doktorlarına danışmaları tavsiye edilir.

Doğum kontrol hapı, regl döngüsünü düzenlemeye ve istenmeyen gebeliği önlemeye yarar. Ancak hangi amaçla ve ne kadar süre boyunca kullanılacağı mutlaka bir doktorla birlikte belirlenmelidir.
Regl döneminin geciktirilmesi için kullanılan ve rahim iç tabakasında etkinlik gösteren haplardır. Yumurtlamaya herhangi bir etkileri yoktur, yalnızca reglin beklenenden daha geç olmasını sağlarlar.
Bu, kişiden kişiye göre farklılık gösterebilir. Genel kanının aksine regl geciktiriciler hormonal bir probleme, gebeliğe yönelik olumsuz bir etkiye ya da kilo almaya sebep olmazlar. Bununla birlikte geciktirici kullanımına bağlı olarak regl düzeni değişebilir; kişide sinirlilik, şişkinlik, kabızlık, gerginlik, baş ağrısı gibi yan etkiler görülebilir. Fakat bu etkiler kalıcı değildir ve genellikle ilaç kullanımının bitişiyle ortadan kalkar.
Genellikle ilaç kullanımını takip eden 1-2 gün içerisinde regl tekrar başlar. Ancak geciktiricinin etkisi kişiden kişiye göre değiştiğinden bu süre kısalıp uzayabilir.
Geciktirici, doktora danıştıktan ve prospektüs iyice okunduktan sonra kullanılmalıdır. İlaç, beklenen regl gününden en az dört gün önce kullanılmalıdır. Bu sürenin daha kısa olduğu durumlarda ilaç, beklenen etkiyi göstermeyebilir. Geciktirici kullanımından sonra lekelenme yaşanabilir. Bu, endişe edilecek bir durum değildir. Beklenen etkiyi sağlamak için ilaç, kullanma talimatına uygun şekilde alınmalıdır.
Olabilir. Sık görülen yan etkiler, regl olunan sürenin uzaması ya da kanamada artışın görülmesidir. Ayrıca regl döngüsü geciktiğinde memelerde şişme ve vücutta ödem hissi oluşabilir. Bunların dışında belirgin yan etkilere rastlanmaz. Geciktirici kullanmadan önce doktora danışmak gerekir.
Bu, kişiden kişiye göre değişir. Nitekim vücutta hiçbir farklılık hissedilmeyebilir. Hissediliyorsa da bu değişiklikler, regl dönemi öncesinde yaşanan değişikliklerle benzer olabilir.
Regl beklenen günde kanama görülmüyorsa ilaç etki etmiş demektir.
Regl geciktirici ilaç, bir korunma yöntemi değildir; sadece regl olmayı bir süre geciktirmeye yarar. Dolayısıyla bir korunma yöntemi kullanılmazsa enfeksiyon bulaşma ve gebelik ihtimalini azaltmaz.
Kaynaklarda regl geciktirici ilaçların bir sene içinde ne kadar kullanılabileceğine ilişkin bir sınır bulunmuyor. Ancak uzmanlar bu ilaçların çok sık kullanılmamasını öneriyor. Genel kabul, yılda iki ya da çok mecbur kalındığında üç kere kullanılması yönünde. Regl döngüsünü bozmamak adına bu ilaçlar, doktora danışarak ve çok sık olmayacak şekilde kullanılmalıdır.
İlaç kullanımını takip eden ilk kanamada vücut, kendine yeni bir döngü oluşturur ve o şekilde devam eder. Bu süreçte regl döngüsünde ve gününde değişimler görülebilir.

Biyolojik kadın cinsel organının adı vulva iken erkek cinsel organının adı penistir. Kadın cinsel organı ile ilgili en sık yapılan yanlış bu organa vajina denmesidir. Halbuki vajina vulvanın yalnızca bir parçasını oluşturmaktadır.
Eğer bu durum sağlığınla ilgili (üreme veya cinsel sağlık) bir problem yaratmıyorsa penisin asimetrik olmasının herhangi bir zararı yoktur.
Et penisine sahip kişilerin penisleri en sönük halinde dahi ortalama 10 cm civarında olduğu bilinmektedir. Et penisinin sertleşmiş hali, sönük halinin ortalama 1,2-1,4 katı kadar büyüyebilir. Kan penisine sahip kişilerin penisleri en sönük hali ortalama 4-6 cm civarı olduğu bilinmektedir. Kan penisinin sertleşmiş hali, sönük halinin ortalama 2-4 katına kadar büyüyebilirler.
Penisin içinde bir kemik bulunmadığı için kırılması da aslında mümkün değildir. Penis kırılması adı verilen durum ise peniste ereksiyonu sağlayan dokuları çevreleyen kılıfın yırtılması anlamına gelir. Penisin zorlandığı, ani ve ters hareketler yapılan, değişik veya zorlu pozisyonlarda gerçekleşen cinsel ilişkiler esnasında; kontrolsüz yapılan mastürbasyon sonucunda penis kırılması gerçekleşebilir. Kendi kendine geçecek bir durum değildir, böyle bir durumda mutlaka doktora gitmelisin.
Penis kırılması mutlaka tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlıktır. Tedavi gecikmezse ve doktor kontrolünde ilerlenirse, penis tamamen iyileştikten sonra, doktorun da izniyle belirli bir süre sonra tekrar cinsel ilişkiye girebilir.
Hayır değildir. Vulva kadın cinsel organının tamamına verilen isimdir; klitorisi, iç ve dış dudakları ve vajina girişini bünyesinde barındırır. Vajina ise rahimden sonra dışarıya açılan bir kanaldır. Burası regl döneminde kanın dışarıya ulaşmasını sağlayan, doğum esnasında da bebeğin geçişini sağlayan bir yoldur. Aynı zamanda cinsel birleşme esnasında penisin yerleştiği yerdir.
Bir fark yoktur, ikisi de kadın cinsel organı anlamında gelmektedir. Valva, vulvanın ingilizce okunuşudur.
Vajina oldukça esnek bir organdır. Penis girişi esnasında penise yer açabilecek kadar genişlediği gibi doğum esnasında da bebeğin geçebileceği kadar esneyebilir. İçinde penis veya herhangi bir obje olmadığında ise eski halini alır. Ancak birden fazla doğum yapmış kadınlarda yıllar sonra genişleme görülebilir.
Spekulum normal şartlarda can yakan bir alet değildir; sadece metal olması sebebiyle biraz soğuktur, bu da ilk temasta biraz rahatsızlık verebilir. Eğer kişi rahatlamış bir şekilde muayeneye izin verirse, spekulumun içeri girişi de rahat olacağı için herhangi bir acı hissedilmez.
Evet gerekir. Ergenlik döneminden itibaren vulva ve vajinası olan herkesin jinekoloğa düzenli olarak görünmesi gerekir.
Üroloji, erkeklerde üreme ve boşaltım sistemi ile ilgili hastalıklarla; kadınlarda idrar yolları ile ilgili hastalıklarla ilgilenir. Jinekoloji ise kadın cinsel organı ve üreme sistemi ile ilgili hastalıklarla ilgilenir.
Eğer 18 yaşından büyüksen kimse senin tedavi bilgilerine ulaşamaz.
Hayır olmaz.
Erkeklerde de kadınlarda olduğu gibi memeler vardır, sadece farklı gelişim gösterirler. Bu yüzden kadınlardaki kadar yaygın olmasa da erkeklerde de meme kanseri riski vardır.

Cinsellik partnerlerin birbirlerine daha yakın olmasını, daha yoğun duygular yaşamalarını sağlar. Fakat kendi kararlarıyla çeşitli sebeplerden ötürü (partnerlerin cinsel yönelimi, kişisel ve geleneksel değerleri vb.) cinsellik yaşamamayı tercih eden partnerler de olabilir ve bu o kişilerin birbirine bağlı olmadığı anlamına gelmez.
Bazen çiftler kendi kararlarıyla cinsellik yaşamamayı tercih edebilirler; iki taraf için de problem yoksa ilişkinin devam etmemesi için bir sebep yoktur. Bazen de kişiler sahip oldukları değerler sebebiyle evlenmeden önce cinsellik yaşamamayı tercih edebilirler ya da belli dönemlerde sağlık ya da başka bir sebepten cinsellik deneyimlemeyebilirler. Bir ilişkiyi ilişki yapan tek şey cinsellik olmak zorunda değildir
Partnerlerin birbirleriyle nasıl ve ne zaman temas edecekleri veya cinsellik yaşayacakları yalnızca partnerlerin ortak kararına bağlıdır. Bir taraf cinsellik yaşamak istiyor ve diğer taraf henüz erken olduğunu düşünüyor olabilir. Burada önemli olan partnerlerin birbirleriyle açıkça konuşmaları ve iki tarafın da memnun olacağı şekilde cinsel davranışların düzenlenmesidir.
Bu konu üzerinde çok fazla teori vardır. Özetle, bir insandan duygusal olarak hoşlanmakla cinsel anlamda çekim hissetmek, ya da ten uyumunun varlığını hissetmek bazıları için aynı anda gelişse de bazıları için birbirinden farklı şekillerde gelişebilir.
Bunun toplumda cinsellikle ilgili üstümüze yüklenen olumsuz anlamlardan, sevgilinin senin hoşuna giden şekilde davranmamasına, ilişki sorunlarından sağlığa kadar birçok sebebi olabilir.
Böyle bir genelleme yapılamaz. Partlerlerin birbirleriyle ilişkiden beklentileri konusunda açık olmaları ve cinsellik deneyimlemek için hisleri konusunda yalan söylememeleri bu süreci daha açık ve dürüst şekilde deneyimlenmesine destek olur.
Bu durum kişinin değerleriyle alakalı bir durumdur. Kimi insanlar sadece fiziksel haz duymak amacıyla aşk ya da sevgi hissetmeden cinsel ilişki yaşamayı tercih ederken, kimi insanlar cinsel ilişki yaşamak için mutlaka karşısındakine bir şeyler hissetmeyi ister. Dolayısıyla bunun doğrusu veya yanlışı yoktur; kişinin beklenti ve istekleriyle alakalıdır.
Bazen fiziksel temas ve hazlar karşımızdakine karşı aşk veya sevgi hissetmemize yol açabilir. Fakat her cinsel ilişkinin böyle bir sonucu olmak zorunda değildir. Bu yüzden cinsel ilişkiye girdiğin bir kişiye aşık olman gerektiği veya o kişiyle sevgili olman gerektiği sonucuna varmamalısın.
Cinsel ilişkiye ne zaman girilmesi gerektiğine dair ideal bir zaman yoktur. Bu tamamen ilişkiyi yaşayan kişilerin kararıyla ilgili bir durumdur. Eğer iki tarafın da onayı varsa ve cinsel ilişkiye girmek istiyorlarsa, ilişkinin hangi evresinde yaşandığının bir önemi yoktur. Önemli olan iki tarafın da istekli ve hazır hissediyor olmasıdır, ve tabi ki partnerlerin korunuyor olmasıdır.
Hayır, tam tersi karşılıklı hoşlandıklarınızı, hoşlanmadıklarınızı konuşarak cinsel ilişkiyi daha sağlıklı bir hale getirebilirsiniz. Partnerlerin cinsel ilişki konusunda birbirlerine karşı açık olması daha keyifli ve güvenli bir cinsel ilişkiyi beraberinde getirir.
Kadınların cinsellik konuşması, yaşaması veya bu konuda ilk adımı atan taraf olması son derece doğal olsa da, toplumda kadınlara biçilmiş toplumsal cinsiyet rolleri sebebiyle uygun görülmemektedir. Yıllar boyu bu şekilde oluşan algı bugün kırılmaya çalışılsa da günümüzde hala bunun sonuçlarını yaşıyoruz. Bu algı sebebiyle kadınlar konu cinsellik olunca arka planda kalmaya mecbur olmuşlar, erkekler de cinselliği daha rahat dile getirdikleri ve daha rahat yaşadıkları için sanki yalnızca cinsellik için ilişki kuruyorlarmış önyargısına maruz kalmışlardır. Halbuki erkekler cinselliği diğerlerinden daha fazla istiyor veya sadece cinsellik için yaşıyor değiller. Bu yüzden sen de ilişkilerinde bu önyargıyla hareket etmemeye çalışmalısın.
Cinsel ilişki yaşanan partnere karşı güçlü bir bağlılık hissetmek çok normaldir; özellikle de kişilerin ilk cinsel deneyimi ise. Fakat eğer partnerler arasında uyumsuzluk varsa ve ilişkiyi yürütmek istemiyorlarsa (ya da taraflardan biri ilişkiden mutsuzsa ve bitirmek istiyorsa), sırf cinsel ilişki yaşandığı için ilişkiye devam etme zorunluluğu yoktur. Partnerinle cinsel ilişki yaşamış olmanız, ömür boyu birbirinize ait olduğunuz anlamına gelmez.
Biriyle cinsel ilişki yaşamak her zaman onunla sevgili olunduğu anlamına gelmez. Bazen insanlar sadece fiziksel çekim hissettikleri için birlikte olurlar ve sevgili olmak istemezler. Bazı insanlar için ise cinsel ilişki yaşamak için kesinlikle sevgili olunması veya evlenilmesi gerekiyor olabilir. Bu yüzden partnerinle açık iletişim kurmaya çalış ve ilişki düzeyinizi kendi varsayımların üzerinden değil, partnerinle kurduğun iletişim üzerinden belirlemeye çalış. Sevgili olup olmadığınız net değilse, cinsel ilişki yaşadıktan hemen sonra sevgili gibi davranmaya başlaman, ilişkinizi olumsuz etkileyebilir.
Partnerlerin aralarında cinsellik konuşması cinsel ilişkiyi kötü etkilemekten ziyade, olası problemlerin önüne geçer ve partnerlerin birbirlerinin nelerden hoşlandıklarını ve hoşlanmadıklarını keşfetmelerini sağlayarak daha keyifli bir cinsel hayatın kapısını açar. Bu yüzden bol bol konuşmaya devam!

Bu durumda kişi öncelikle, kendi çevresinde yakın hissettiği insanlara (aile, arkadaş, öğretmen, vb.) ve kendine zarar vereceğini söyleyen kişinin çevresine haber vermelidir. Çünkü böyle bir durum, iki tarafın da güvenliğini tehlikeye sokabilir. Bazen insanlar sevgilerini kanıtlamak için bu tip söylemlere başvursa da aslında bu, bir şiddettir. Gerekli noktada, resmi yetkililere bildirilip adli süreç başlatılabilir.
İlişkide şiddet varsa ya da şiddet olduğu düşünülüyorsa, fiziksel ve duygusal olarak daha fazla zarar görmemek için ilişkiyi, güvenlik koşulları gözetilecek şekilde bitirmek gerekir. Bu süreçte tanıdık ve güvenilir insanlardan destek almak, sürecin yönetilmesini kolaylaştırabilir. Ancak bazen, şiddete uğrayan kişi, farklı sebeplerden dolayı ilişkisini sonlandıramayabilir. Bu, kişinin destek almayacağı ya da güvenli şekilde ilişkiden uzaklaşmak için plan yapamayacağı anlamına gelmez.Bazen kişi, duygusal şiddet uyguladığının ya da karşı tarafı incittiğinin farkına varmaz. Böyle durumlarda açık iletişim, problemlerin çözülmesinde önemli rol oynayabilir. Ancak kişi, uyarılara rağmen, duygusal şiddet uygulamaya devam ediyorsa ya da fiziksel, cinsel veya sanal şiddet uyguluyorsa ilişkiyi planlı bir şekilde sonlandırmak şarttır. Yardım almak için çeşitli kişi ve kurumlara danışılabilir. (Ör: avukatlar, psikolog veya psikolojik danışmanlık verenler, Mor Çatı Derneği, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, vb.)
Duygusal ve cinsel ilişkinin her çeşidi, karşılıklı saygı ve onay çerçevesinde olmalıdır. Kişi, anal ilişki yaşamak istemiyorsa bunu partneriyle açık bir şekilde paylaşması gerekir. Partner, duygusal ya da yasal (ör: eş) birliktelik yaşanan biri bile olsa, kişiyi istemediği bir cinsel ilişkiye zorlama hakkına sahip değildir. İstenmeyen her cinsel ilişki, bir cinsel şiddettir.

Bu durumda kişi öncelikle, kendi çevresinde yakın hissettiği insanlara (aile, arkadaş, öğretmen, vb.) ve kendine zarar vereceğini söyleyen kişinin çevresine haber vermelidir. Çünkü böyle bir durum, iki tarafın da güvenliğini tehlikeye sokabilir. Bazen insanlar sevgilerini kanıtlamak için bu tip söylemlere başvursa da aslında bu, bir şiddettir. Gerekli noktada resmi yetkililere bildirilip adli süreç başlatılabilir.
Birlikte cinsel ilişki yaşanılan kişiye güçlü bir bağlılık hissetmek normaldir. Bununla beraber eğer partnerler arasında uyumsuzluk varsa, taraflar mutsuzsa veya ilişkiyi yürütmek istemiyorlarsa, sırf cinsel ilişki yaşandığı için ilişkiye devam etme zorunluluğu yoktur.

Cinsel ilişkide tarafların ne istediği, nasıl rahat ve güvende hissettiği çok önemlidir. Karşılıklı onayın olmadığı ve kişinin kendini mutlu ve güvende hissetmediği bir durumda cinsel ilişki yaşanmamalıdır. Kişi, bu konuya yönelik his ve öngörülerini partneriyle iletişim kurmaya çalışarak ifade etmelidir.
Hayır, cinsellik susulması gereken bir konu değildir. Tam aksine, açık bir iletişim kurulması, tarafların hoşlandığı ve hoşlanmadığı şeylerin anlaşılması adına önemlidir. Bu anlamda iletişim, daha keyifli ve güvenli bir cinsel yakınlığı da beraberinde getirebilir.

Sevgilinin eli temiz ise herhangi bir tehlike yoktur. Ancak sevgilinin vücudunda veya bedeninin herhangi bir yerinde enfekte olmuş bir bölge varsa (mantar, siğil vb.) ve önce bu bölgeye dokunup sonra cinsel organına dokunursa bakteri veya virüslerin bölgeden bölgeye geçmesine yol açabilir.
Vajinaya penisten gelen sıvı, yani meni girişi olmadıysa gebelik veya enfeksiyon riski yoktur. Ancak eğer kıyafetlerin kapsamadığı bir bölgede enfekte olmuş bir alan var ise tenden tene geçen enfeksiyon türleri de olduğundan enfeksiyon bulaşma riski olabilir.
Öpüşerek bazı enfeksiyonların yayılması mümkündür. Örneğin Herpes (HSV) ağızdan ağıza bulaşabilir.
Eğer birbirinizden başka kimseyle cinsel ilişki yaşamıyorsanız elbette birbirinize enfeksiyon bulaştırma ihtimali ortadan kalkar. Fakat bazı virüslerin kuluçka süresi çok uzundur ve kan testinde henüz görünmüyor olabilir.
Vajinal akıntılar, özellikle de ergenlik döneminde yoğun olarak hemen her gün karşımıza çıkabilir. Eğer bu akıntılar renksiz veya beyaza yakın bir renkte ve kokusuz ise, beraberinde ağrı, idrar yaparken yanma, kanama ve gibi belirtiler yoksa endişe edilecek bir durum yoktur. Bu akıntılar vajinanın kendini temizlemesi ve enfeksiyonlara karşı koruması sonucu gerçekleşir ve son derece doğaldır. Fakat koyu sarı, yeşil, kahverengi renkli, kanlı, köpüklenen, kötü kokulu, beyaz peynir kesiği şeklinde, beraberinde ağrı, idrar yaparken yanma, ilişki sırasında yanma ve ağrı, normal dışı kanama gibi belirtilerle seyreden bir akıntı çoğu durumda bir sorununa işaret eder ve mutlaka doktor değerlendirmesi gerektirir.
Hayır değildir. Vulva kadın cinsel organının tamamına verilen isimdir; klitorisi, iç ve dış dudakları ve vajina girişini bünyesinde barındırır. Vajina ise rahimden sonra dışarıya açılan bir kanaldır. Burası regl döneminde kanın dışarıya ulaşmasını sağlayan, doğum esnasında da bebeğin geçişini sağlayan bir yoldur. Aynı zamanda cinsel birleşme esnasında penisin yerleştiği yerdir.
Korunmadan birleşme yaşanılan her durumda enfeksiyon kapma ihtimali vardır. Enfeksiyon kapmayı özellikle etkileyen bir pozisyon ya da cinsel ilişki türü yoktur.
Vulvada sürekli ve yoğun bir kaşıntı varsa bir enfeksiyonun habercisi olabilir. Böyle bir durumda mutlaka bir doktora görünmelisin.
Korunmasız yapılan oral seks gırtlak kanseri olmanız için bir neden olabilir. Çünkü cinsel yolla bulaşan papilloma virüsü (HPV), oral yolla da vücuda geçebilir. HPV’nin bazı türleri de ağızdan başlayıp boğaza doğru yayılarak gırtlak kanserine sebebiyet verebilir. Bu yüzden oral seks esnasında da korunmak ya da öncesinde test olmak önemlidir.
Anal ilişki sırasında anüsü çevreleyen hassas dokular zarar görebilir ve bölgedeki damarlara da bir baskı olur. Bu baskı zaman zaman hemoroide neden olabilir. Fakat böyle bir genelleme yapılamaz.
Sizin de HIV testi olmanız önemlidir. Korunmanız bir cinsel ilişkiyle birinizden biri ya da yine korunmasız cinsel ilişkiye girdiğiniz başka partnerleriniz olmuşsa veya varsa onlardan enfeksiyon geçişi olma ihtimali olmakla beraber enjeksiyon ya da vücutta herhangi bir yara varken o bölgenin başka birinin vücut sıvıyla temas etmesi sonucu bulaşabilir. Test olduktan sonra doktorunuzla görüşmelisiniz.