TBxNVNY.png
baloncuk06_renkli.png

cinsel davranışlarda onay ve onay inşası

  • Sana sarılmam hoşuna gider mi?
  • Yavaşlamak ister misin?
  • Nelerden hoşlanırsın?
  • Rahat hissediyor musun?
  • Bu senin için tamam mı?
  • Daha ileri gitmek ister misin?
  • Şunu denemek ister misin?
  • Seni öpebilir miyim?

 

Bu sorular sana tanıdık geldi mi? Kullandığın ya da duyduğun sorular mı? Bu soruları sormak ve onay üzerine konuşmak ilişkileri daha çekici, keyifli, yaratıcı yapabilir; yakınlaşmayı ve cinselliği daha güvenli deneyimlemene yardımcı olabilir.

 

onay nedir?

Onay, belli bir fiziksel/cinsel davranışı özgür iradenle, sözlü olarak veya beden diliyle onaylaman yani kabul etmen anlamına gelir.

 

Cinsel davranışlar açısından onay aynı zamanda iletişim kurma, soru sorma, birbirini dinleme ve birbirinin sınırlarına saygı gösterme anlamına gelir. Onay, ilişkilerde saygılı ve güvenli yollar bulmayı sağlayan, yanlış anlaşılmaların ve cinsel şiddet davranışlarının önüne geçmek için yardımcı olan, pratik bir uygulamadır.

 

  • Onay herkes içindir! Cinsiyeti, cinsel yönelimi ve cinsiyet ifadesi ne olursa olsun; interseks, akışkan cinsiyetli, cinsiyetsiz, kadın, erkek, ikili olmayan, trans, na-trans, gey, lezbiyen, heteroseksüel, biseksüel, aseksüel, aromantik...

  • Onay tek defalıktır! Bir davranış için onay vermen, başka davranışlara da onay verdiğin anlamına gelmez. Biriyle bir davranışa onay vermen, aynı davranışa başkasıyla onay vereceğin anlamına da gelmez.

  • Onay kısa sürelidir! Bir davranışa bugün onay vermen, yarın da onay vereceğin anlamına gelmez. 

  • Onay geri alınabilir! Onay verdiğin bir davranıştan vazgeçmeye ya da denerken hoşuna gitmediğine karar vermeye hakkın vardır. 

 

Cinsel davranışın başladığı an kişiden kişiye farklılık gösterir. Kimisi için güvenli olan bir temas, bir başkası için sınır ihlali olabilir. Birinin hoşuna giden bir davranış, başkasını rahatsız edebilir. Onayı olduğunu varsaymak ya da “hayır” cevabını beklemek yerine her adımını karşındakinin onayını alarak atarsan, birinin bir davranışı isteyip istemediğinden emin olabilirsin. Partnerinin ne şekilde yaklaşılmasından hoşlandığını zaman içinde keşfedebilirsin. O halde birini öperken ya da ona sarılırken dahi, bunu kabul edip etmediğini sormak daha güvenilirdir. Peki gerçek hayatta bu neye benzer?

 

  • Çok soru sormak, hiç sormamaktan iyidir. 

  • Biriyle uzun süredir birlikte olman ve sıklıkla birbirinize dokunmanız; söz konusu kişinin bedenine her istediğin an dokunabileceğin anlamına gelmez. 

  • Onay, tek bir cinsel eylem için geçerlidir, her yeni cinsel davranış için yenilenmelidir. 

 

Sence partner(ler)inin tüm dokunuşlara her defasında onayı var mı? 

 

onay nedir, ne değildir?

Onaydır: 
  • Evet demek,

  • Evet anlamına gelecek şekilde kafa sallamak, ve 

  • Devam etmek istediğini ifade etmek. 

Onay değildir:
  • “Hayır” dememek,

  • Sessizlik,

  • Varsayımlar,

  • Cinsel uyarılmalar,

  • ‘Bazı’ kıyafetler,

  • ‘Bazı’ davranışlar,

  • ‘Bazı’ bakışlar,

  • Kıkırdamalar,

  • Flörtleşmeler,

  • Alkol etkisi altındaki kararlar, ve

  • Kararsızlıklar.

arzu ve onay

Birini çok arzulayabilir ama pek çok farklı sebeple cinsel bir yakınlaşma ya da belli bir cinsel eylemi yaşamayı tercih etmeyebilirsin.

 

Arzu ve onay farklı şeylerdir. Bu nedenle arzulamak tek başına onay vermek anlamına gelmez. Sözle ifade edilmeyen yanıtlar, mimikler ve tepkiler -örneğin inlemeler ya da cinsel uyarılmalar- her durumda onayın göstergesi değildir. 

 

uyarılma ve onay

Bedenin verdiği tepkiler, bir şeyden hoşlanıp hoşlanmadığını, o davranışa onay verip vermediğini belirleyemez. Onay verip vermemeye vücudunda olanlar veya karşındaki kişinin söyledikleri değil, sadece sen karar verirsin.​

Bazen kararsız kalınan ve onay verilmeyen durumlarda da vücutta bazı uyarılma belirtileri olabilir. Kişinin hoşuna gitsin ya da gitmesin, cinsel içerikler (bu bazen şiddet içeren filmler, diziler, belgeseller, erotik kitaplar vb. olabilir) otomatik olarak beyne ‘uyarı’ sinyali gönderir ve bu da kimi bedensel tepkileri meydana getirir: mesela cinsel organlara kan akışının hızlanması, kalp atışlarının ve nefes alıp vermenin artması, yanakların kızarması, erekte olmak, ıslanmak gibi…

 

sessizlik
ve onay

Bir cinsel davranış karşısında sessiz kalmak da onay göstergesi değildir ve her zaman “evet” anlamına gelmez. Sessiz kalmanın pek çok farklı sebebi olabilir.

 

Örneğin, kişi daha fazla düşünmeye ihtiyaç duyuyor ya da istemediğini ifade etmesi durumunda karşısındaki kişinin vereceği tepkiden çekiniyor olabilir. Bir kişinin söz konusu eylemi istemediğini ifade etmemesi, "hayır" dememesi, sessiz kalması, onay verdiği anlamına gelmez. 

 

Bir davranışa başlamak için onay vermek, onu sürdürmek için de onayın olduğu anlamına gelmez. Kişi her an fikir değiştirebilir, başta onay verdiği bir davranışı devamında istemeyebilir. Herhangi bir noktada fikir değişmiş, davranışın sonlandırılması istenmişse, bu noktada artık onayın varlığından söz edilemez. 

 

Gece birinin evine gitmek, birlikte alkol almak, uzun uzun mesajlaşmak, flörtleşmek gibi karşıdaki kişiye ilgi duyulduğunu gösterebilecek durumlar da cinsel davranışlara onay vermekle aynı şey değildir.

 

onayın geçersiz olduğu durumlar

Alkol ve/veya uyuşturucu madde etkisi altında olmak, kişinin yaşadığı ânı ve duygularını değerlendirmesini etkileyebilir. Bu gibi durumlarda sağlıklı karar alma yetisinin zayıflayacağının farkında olmak, karşılıklı güvenliği daha da fazla düşünmek, daha çok konuşmak, daha çok soru sormak ve yine de emin olunamıyorsa durmak en doğrusudur. 

 

İçinde bulunulan durumu bilinçli şekilde değerlendirmeyi engelleyen etmenler her zaman alkol ya da uyuşturucu madde olmayabilir; duygusal koşullar da kişinin algısını etkileyebilir. Örneğin; bir yakın kaybı, travmatik bir olayın tetiklenmesi, vs.

 

Kişinin zihinsel veya ruhsal olarak durumu idrak edemeyeceği, ilaç vb. madde ile bilincinin bulandığı ya da güvenliğini tehdit eden bir durumu atlatabilmek adına dahil olduğu eylemlerde onaydan söz edilemez. 

 

onay
inşası

Kişinin onay vermediği herhangi bir davranış için verdiği “hayır”ı “evet”e çevirmek için kullanılan; fiziksel zorlama içermeyen, duygusal baskının kullanıldığı yöntemlerdir. Örneğin; 

  • Israr: hayır cevabına rağmen üsteleme; sürekli talep etme,

  • Manipülasyon: sonucu etkilemek amacıyla yönlendirme,

  • Duygusal ya da fiziksel tehditler: onay verilmezse başkalarına gitme ya da bir sırrını aileyle paylaşma tehdidi,

  • İkna süreçleri: iltifat, hediyeler, maddi destek,

  • Duygusal baskı: kişiye kendini suçlu hissettirme,

  • Yalan söyleme: birliktelik üzerine verilen güvenceler, ve

  • Kendini acındırmak.

 

Onay inşası, kişinin seçimlerinin bulanıklaşmasına ve manipüle edildiğini çok sonra fark etmesine sebep olabilir. Gerçek bir onay, tüm bu baskı yöntemlerinin etkisi altında kalmayan, korku içermeyen, istekli bir ‘evet’tir. Her birey, cinsel davranışlara onay vermeyi ya da vermemeyi kendisi seçmelidir. 

 

Bana güvenmiyor musun? Seni ne kadar çok sevdiğimi bilmiyor musun? Sen beni sevmiyorsun. O zaman neden birlikteyiz ki?! Biraz başkalarını örnek alsan keşke. O zaman olacaklardan ben sorumlu değilim. Zaten ciddi düşünmüyor muyuz? O zaman ben yokum. 

 

Bu tepkiler merakını giderme ve iletişim kurma amacıyla verilmiş olsa da kişi üzerinde baskı yaratır ve hazır olunmayan bir davranışın onayını inşa ediyor olabilir. “Hayır” cevabını aldığında veya karşındaki kişinin onayının olmadığını hissettiğinde bunun üzerine konuşmak isteyebilirsin; ancak burada önemli olan bu iletişimin ikna ve ısrar içermediğinden, baskı oluşturmadığından ve partnerinin de bu konu üzerine konuşmak istediğinden emin olmandır.

 

"hayır" cevabını kabul etmek

Bir cinsel davranışa dair partnerin onayının olup olmadığını anlamak için soru sorulduğunda cevap dolaylı ya da direkt şekilde bazen “evet”, bazen “hayır” olabilir. Peki “hayır” cevabını aldığında kişi nasıl tepkiler verebilir? Savunmaya ya da ikna çabalarına mı girişir? Soruyu sorarken nazik; “hayır” cevabını aldığında kaba ve saldırgan mı olur? Küsüp içine mi kapanır, yoksa davranışı durdurup iletişime devam mı eder? 

 

Flört ilişkileri içerisinde “hayır” cevabıyla karşılaşmak her zaman kolay olmayabilir. Bunun üzerine düşünmek ve “hayır”ı kabul etmek bir süreç gerektirebilir. Aşağıdaki birkaç öneri bu süreçleri kolaylaştırabilir. 

 

  • Öncelikle “hayır” cevabıyla karşılaştığın an, açıklama ya da gerekçe beklemeksizin eylemi durdurduğundan emin ol.

  • Önemli olan karşılıklı keyif almak ve açık bir iletişim içinde olmak. “Hayır” cevabını kişisel alıp kendini savunmak yerine parterinin kararına saygı göster ve partnerine alan tanı.

  • Partnerin herhangi bir açıklama yapmak istiyorsa bunu ifade edebilmesi için uygun koşulları oluşturduğundan emin ol ve açıklamasını kabul et. “Hayır” cevabını değiştirmeye yönelik ikna etmeye çalışan ya da suçlayıcı cümleler kurma.

  • Şaşkın, reddedilmiş ya da hayal kırıklığına uğramış gibi hissediyor olabilirsin. Oysa “hayır” da en az “evet” kadar doğal ve sıradan bir cevaptır.

  • Partnerin söz konusu eylemi istemediğini ifade etmiş, seni istemediğini değil. 

  • Herkes fiziksel ve duygusal olarak güvende hissediyor, değil mi? Sözel olarak bundan emin olmak için şöyle sor: “Daha iyi hissetmen için şu an yapabileceğim bir şey var mı?”

  • Kendine zaman tanı. Eğer ihtiyaç duyuyorsan sebebini belirterek kendi alanına çekil.

  • Deneyimden öğrenmeye odaklan. Sormak ve onay almak nasıl bir deneyimdi? “Hayır” cevabını duymak sana nasıl hissettirdi? Neden? Daha farklı hissetmek nasıl mümkün olabilirdi?

  • Onayı pratik ettiğin, ardından cevabı saygıyla ve sorumlulukla karşıladığın için doğru şeyi yaptığına güven.

  • Peki sen istemediğin davranışlara “hayır” diyebiliyor musun? Kişisel sınırlarına, iletişim alışkanlıklarına ve “hayır”larına dönüp bakmak için kendine fırsat yarat.

 

onay ve şiddetin ilişkisi

Onay, cinsellikle cinsel şiddeti birbirinden ayıran çizgidir. Temel ilke, başkaları ile ilişkilenirken kişisel sınırları zorlamamak ve bu sınırlara her koşulda saygılı olmaktır. 

 

Cinsel ilişki, tarafların tamamının etkin özneler olarak karar süreçlerine dahil olduğu, yalnız tek taraflı bir onay alan ve bir onay verenden ibaret olmayan; karşılıklı iletişim, keyif ve haz odaklı eylemleri kapsar.

 

Onay;

  • Açık iletişimin göstergesidir.

  • Kendinin ve diğerinin sınırlarının farkında olmaktır.

  • Soru sormak ve cevabı kabul etmektir.

  • Fikir birliğidir.

  • Her bir cinsel eylem için yenilenir, tek seferliktir.

  • Her an geri alınabilir, değişmez değildir.

  • Baskı, ısrar ve tehdit söz konusu olduğunda geçersizdir.

  • Cinsel şiddeti önlemede etkilidir.

  • Arzunun varlığı onayın da var olduğu anlamına gelmez.

  • Herkes içindir!

Bu yazıda cinsel davranışlarda onaydan bahsettik. Evet, cinsel davranışlar için onay gereklidir ama sadece cinsel davranışlar için geçerli değildir çünkü onay, sınırlarla ilgilidir. Sınırlar sadece cinsel davranışlarda değil hayatın birçok alanında olabilir. Sır tutmak, gitmek istemediğin yerler, kiminle arkadaş olmaktan hoşlandığın ya da yemek seçimlerin sınırlarınla ilgili olabilir. Onay, insanların sınırlarını görmek ve bu sınırlara başkalarına saygı duymaktır. 

 

Günlük hayatımızda ne kadar çok onay alma pratiği yaparsak, onay alma davranışını ne kadar çok kullanırsak, cinsellik ile ilgili anlarda onay istemek ve onayı anlatmak o kadar kolay olur. Gündelik hayatımızdaki onayın da hedefi aynıdır: Kendimizin ve karşımızdaki kişinin güvende ve rahat hissetmesini sağlamak. 

 

Bu içerik, EMpower Vakfı hibe desteği ile Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği Ne Var Ne Yok?!” projesi ve tabukamu işbirliğinde hazırlanmıştır. Bu içerik yalnızca Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği ve tabukamu sorumluluğundadır ve EMpower Vakfı'nın konumunu yansıtmak zorunda değildir.