Ayıp olmasın diye…: Onay vermede bilinçli olma ve onay verebilme

Geriye dönüp baktığımızda her birimizin ikili ilişkilerinde yaşadığı belli başlı pişmanlıkları vardır. Bunu çok bilen, ilişkiler konusunda inanılmaz nitelikli ve uzman, yüzlerce ilişki deneyimlemiş biri olarak demiyorum. Sadece sıradan, ilişkileri deneyimleyerek ve gözlemleyerek çözümlemeye çalışan genç bir kadınım ve flörtün en cazip ve kıvılcımlı yıllarında hepimizin yaşadığı ya da yaşayabileceği belli başlı hatalarımızdan birine değinmek istiyorum.

Pişmanlık demiştim… Hayır hayır, bu yazı nasıl olur da o aptal erkek/kız arkadaşınızla birlikte olduğunuzun pişmanlığını anlatan bir yazı değil. Pişmanlıkların en kötüsü ise kendinizde fark ettikleriniz. Kendimden yola çıktığımda ve yaşadıklarımı düşündüğümde dönüp nasıl buna izin verdiğimi anlayamıyor ve her defasında pişman oluyorum. Çünkü ben; aklı başında, modern, insanlara yeri geldiğinde tavsiye veren, mantıklı ve güçlü biriyimdir. Tıpkı her birimiz gibi. Ama bu işler ne kadar modern olursan ol belli olmuyormuş. Bilinçli olmalıyız. Kendim hakkında en büyük pişmanlıklarımdan biri “Ayıp olmasın”cılardan olmam!. Daha doğrusu ayıp olmasıncılardandım. Bunun farkına varmak, kendime konduramamak adına her ne kadar rahatsız edici ve güç de olsa, bu özelliğime karşı koymak çok daha güçlü hissettiriyor. Heteroseksüel bir birey olarak erkeklerle yaşadığım belli yakınlaşmalarda istemesem de, daha doğrusu bu şekilde ifade etmek ne kadar beni üzse de, rızam olmasa da neyse ayıp olmasın diye hayır diyemiyordum. Mesela, bir bardayım, arkadaşlarımla beraber olunan bu ortamda eğleniyorken karşımdaki erkeğin yakın temasta bulunması, öpüşmeye çalışması, istemesem bile ayıp olmasın diye reddetmemem sonradan fark ettiğimde kendime yaşattığım önde gelen saygısızlıklardan biri. Bütün gece bu insanla flört etsem de onunla o sırada o teması istemiyorsam, öpüşmek istemiyorsam istemiyorumdur. Kimseye karşı bir zorundalığım ya da vaadim tabiki de yok. Reddedersem kime ve niye ayıp olsun. İstemiyorsam istemiyorumdur. Hayır dememek buna onayım var demek değildir. İstemiyorsam, içimden neyse deyip karşıdaki insanın zorlayıcı tavrına tamam olmamalıyım. Kendimin farkında olmalı ve sırf ayıp olur diye ses çıkarmamaya göz yummamalıyım. Sadece istediğim zaman ve ‘evet’ dediğim zaman onayım vardır. Bu saydığım örnek gibi niceleri de vardı, ve ben asla buna izin verecek biri değildim… Burdan benim gibi asla izin vermeyecek gibi biri olup bunları deneyimleyenlere; umarım bir daha asla izin vermezsiniz. Kendinize dürüst olun ve bunda utanılacak bir şey olmadığını hatırlayın. Ayıp olacak diye kimseye onaylamadığımız ve istemediğimiz bir şeyi yapmayacağız!

 

Yazan: Ceren Aksu